Güvenlik, bireylerin kabul edilemez risklerden uzak, emniyet içinde olma durumudur. Güvenlik kültürü ise bir organizasyonda tüm çalışanların güvenliği öncelik haline getirmesi, sorumluluk alması ve riskleri azaltmaya yönelik ortak bir bilinç geliştirmesidir. Bu kültür; farkındalık, eğitim, bağlılık, motivasyon ve denetim gibi unsurlarla oluşur.
Güvenlik kültürü zamanla gelişmiştir. İlk dönemlerde kazalar teknik hatalara bağlanırken, ilerleyen süreçte insan faktörü ve daha sonra yönetim sistemleri ile organizasyonel yapıların da etkili olduğu anlaşılmıştır. Özellikle büyük kazalar sonrası güvenlik kültürünün önemi daha fazla vurgulanmıştır.
Türkiye’de iş kazalarının yüksek olmasının nedenleri arasında yalnızca teknik değil, kültürel ve sosyal faktörler de yer almaktadır. Risk algısının düşük olması, kurallara uyulmaması ve ekonomik kaygılar güvenlik önlemlerinin ihmal edilmesine yol açabilmektedir.
Etkili bir güvenlik kültürü oluşturmak için devlet, işveren ve çalışanların birlikte hareket etmesi gerekir. Güvenliğin yalnızca zorunluluk değil, benimsenmiş bir değer haline gelmesi temel hedeftir.